Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 7 bl.

Nasıl yarrak yenir öğrettiler !! 7 bl.
Durmuş ağa ile beraber evden çıktıktan sonra, hızla sokaktan uzaklaşıp, kasaba meydanındaki ayakkabıcılardan birine girdik. Buradan bana ve kardeşime ayakkabı aldık. Genelde pazardan veya işportadan ayakkabı alırdık, ilk kez böyle güzel bir dükkandan ayakkabı alıyordum. Dükkandan çıkınca Durmuş Ağa, “Bak kıymetini bil, sana en güzel şeyleri alıyorum!” deyip sırıttı. Tekrar Hülya’larla buluşacağımız lokantaya doğru yürümeye başladık. Lokantaya geldiğimizde henüz Hülya ve annesi gelmemişti. Üst katta boş bir masaya oturduk, oturduğumuz anda götümün acıdığını fark ettim. Durmuş ağaya, “Götüm oturunca çok acıyor!” dedim. “Eee olacak okadar, sikilmek kolay mı!” deyip sırıtmaya başladı.

Biraz sonra Zeliha teyze ile Hülya ellerinde bir sürü poşetlelerle geldiler. Yemeklerimizi yerken Zeliha teyze neler aldıklarını falan anlatıp duruyordu. Hasta olmasından dolayı oldukça yorulmuş görünüyordu. Yemeklerimiz bitince kalkıp arabayla yola çıktık. Yol boyunca Hülya arka koltukta bana aldıklarını gösterip durdu, bense götümün sızısından zor oturuyordum.

Çiftliğe vardığımızda saat epey geç olmuştu. Durmuş ağa Kahyayı çağırıp beni eve bırakmasını söyledi. Eve gittiğimde annem merakla kapıda bekliyordu. Eve girişimle, “Nerede kaldın kız?” diye sorunca, kasabaya Hülya ile alışverişe gittiğimizi, Durmuş ağa ile Zeliha teyzenin bana ve kardeşime de ayakkabı aldığını anlattım. Annem bu duruma çok sevinmişti.

Ertesi gün adetim bitmiş, banyo yapıp temizlenmiştim. Sabah çiftliğe gider gitmez Durmuş ağa yanıma gelip, eve çıkmamı, orada bana ihtiyaçları olduğunu, öğle arası beni beklediğini söyledi. Öğle arası herzamanki gibi kulübeye gittim 15 – 20 dakika sonra Durmuş ağa gelip, “Çabuk olalım, bugün şehire gidecem, 2-3 gün yokum, senin amını götünü dağıtmadan gitmek istemedim!” deyip üzerime çullandı. Önce amıma geçirip, beni sike sike bağırta bağırta boşalttı. Sonra da parmakları ile götümü iyice alıştırıp, sikini götüme geçirdi. 5 dakika götümü siktikten sonra da böğüre böğüre götüme boşladı. Durmuş ağa toparlanırken, “Ben 2-3 gün yokum minik yosmam, gelince hazır ol, gece seni eve alıp, sabaha kadar sikecem!” diyerek sırıttı ve kulübeden çıktı…

Ben de üstümü başımı düzeltip çıkmaya hazırlanırken, içeriye bir anda Kahya Mustafa giriverdi. Ben dona kalmıştım. Mustafa amca beni yukarıdan aşağı bir süzdükten sonra, “Ne arıyorsun burada?” diye sertçe çıkıştı. Ben o şaşkınlıkla donup kalmıştım. Mustafa amca, “Durmuş ağayı buradan çıkarken gördüm, ne ediyorsunuz burada öğlenleri bakayım haa?” deyip suratında bir sırıtma ile gözlerini gözlerime dikti. O an aklımda Durmuş ağanın (Kimseye söyleme!) dediği vardı, “Hiç… ben… ağaya yardım ediyorum…” diye kekelemeye başladım. Mustafa amca, “Nasıl yardım ediyorsun bakayım? Bak ben Kahyayım, Durmuş ağanın herşeyini bilirim, sen hele bir anlat!” diye beni sıkıştırmaya başladı…

Ben ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilmez bir şekilde, karşısında sus pus dikilirken, Mustafa amca yanağımı okşayıp, “Sikiyor mu Durmuş ağa seni haa?” deyince, ben kafamı öne eğdim. Mustafa amca, “Hmm, demek sikiyor! Eee, ben de erkeğim, ozaman bana da yardım etmen lazım!” dedi. Ben, “Ama Durmuş ağa duyarsa kızmaz mı?” diye sorunca, “Sen kimseye söylemezsen birşey olmaz!” dedi. Sonra bir dünya güzel laf edip beni kandırmayı başardı. Mustafa amca biraz geriye çekilip pantolonunu donuyla birlikte dizlerine indiriverdi. O anda şişmiş siki gözlerimin önüne serildi.

Siki Durmuş ağanınkinden biraz kısaydı, ama onunkine göre oldukça kalındı ve yumruk gibi büyük bir başı vardı. Mustafa amca sikinin gövdesini sıvazlayarak yanıma iyice sokuldu, onun yanında ufacık kalıyordum, Devle Cüce gibiydik. Elimi tutup sikine götürdüğünde, ne istesiğini biliyordum. Sikini kavrayıp okşamaya başladım, bunu yapmak artık bu bende alışkanlık oluştu. Mustafa amca sonra üzerimdekileri çıkarıp beni çıplak bıraktı ve “Ohhh ufacıksın yavrum, taze avrat sikemeyeli yıllar oldu. Ağa yarak yalamayı öğretti mi sana?” dedi. Ben evet anlamında başımı sallayınca, “Daha neler öğretmiş bakalım sana?” deyip, boynumu ve göğüsleri öpüp okşamaya başladı…

Bir süre sonra beni omuzlarımda aşağı bastırdı. Sikini yalamamı istediğini anlamıştım, zaten bu hoşuma da gidiyordu yarak yalamak. Sikini kavradığım gibi ucunu ağzıma alıp yalamaya başladım. Ama sikinin başı o kadar büyüktü ki, tam olarak ağzıma girmiyordu. Bu sırada Mustafa amca, “Ohhh, ıhhhh!” diye inliyordu. Mustafa amca inlemeleri arasında, “Amını nezaman deldi Durmuş ağa?” diye sordu. Sikini ağzımdan çıkarıp, “2 ay oluyor…” dedim. Mustafa amca, “Ohhh, götünü de yardı mı?” dedi. “3 gün önce kasabada götümü de sikti…” dedim.

Mustafa amca, “Daha fazla dayanamayacam orospu, yat şu yatağa, aç bacaklarını da amını göster bana!” deyip beni sedire itti, beni sedirin ucuna oturttu. Bacaklarımı havaya kaldırarak ikiye ayırıp, amıma baktı. Sonra da, “Kız, bu am nasıl sikilmiş? Ufacık duruyor halen! Ohhh, yaracam bunu!” deyip, bacak arama yanaştı ve sikinin başını amıma sürtmeye başladı. Sonra da, “Yavrum yerim seni, tazeciksin, ohhh, kanırta kanırta sikecem bu amı!” diye diye sikini amıma itmeye başladı. Sikinin o kocaman kafası amımı zorluyor, ama deliğime bir türlü girmiyordu. “Küçük orospu, bu nasıl am böyle, küçücük! Ama ille girecek bu sik buraya!” deyip, bacaklarımı kollarına indirdi ve kalçalarımı sıkıca kavradığı gibi tüm gücü ile yüklenmesi bir oldu. Sikin başı içime girerken amımın gerilip şiştiğini hissedebiliyordum. O anda, “Ayyyy!” diye bir çığlık attım, nefesim kesilir gibi olmuştu. Mustafa amca, “Ohh girdim yavrum, şimdi döşeyecem amına!” deyip, kalçalarını hareket ettirmeye başladı.

Her giriş çıkışında siki içimde daha da ilerliyor, amımı gerip, dolduruyordu. Birkaç kez daha kalçalarını oynatınca kasıkları amıma yapıştı, artık Mustafa amcanın siki dibine kadar içimdeydi. Durmuş ağa girdiğinde karnımda bir basınç hisseder, sikin ucu göbeğime değiyormuş gibi olurdum, ama Mustafa amcanın sikinin amımı tamamen doldurduğunu, amımın içinin iyice gerildiğini hissedebiliyordum. Kasıklarını amıma yapıştıran Mustafa amca bacaklarımı aşağı salıp, üzerime eğildi ve deli gibi göğüslerimi emip yalamaya, elleri ile de kalçalarımı yoğurmaya başladı. Bu sırada yavaş hareketlerle sikini amıma geçirip duruyordu. Kalçalarını her oynattığında, sikinin koca kafasının amımı gere gere geri gelip ileri gittiğini her milimiyle hissediyordum. Mustafa amca ise, “Ohhh! Daracıksın! Amın sikimi kavuruyor! Taze amın tadını unutmuşuz! Zor giriyorum, ahhhh, amın yarağımı sıkıyor! Ohhh!” diye inleye inleye sikmeye devam ediyordu.

Bu duruma daha fazla dayanamayıp doruğa yaklaşıyordum. Birkaç dakika sonra ayaklarımı Mustafa amcanın beline dolayıp, “Ohhh, harikaaa, sik beni sikkkk, geçir amıma!” diye inleyerek kasıla kasıla boşalmaya başladım. Mustafa amca ise halen aynı tempoda amımı sikmeye devam ediyordu. Bu hareket beni deliye çevirmiş, küçük bedenim kasılmaya devam ediyor, amımın içi yanıyordu. Mustafa amca, “Bak sen şu küçük orospuya, neler de biliyor! Götünü de sikeyim mi haa?” dediğinde, ben halen boşalıyordum ve “Sik, neremi istersen sik, çok güzel, ohhh, çok güzel!” diye inliyordum.

Mustafa amca konuşmalarımdan hırslanmış, göğüslerimi kemirmeye, deli gibi amıma girip çıkmaya başlamıştı. O kadar hızlanmıştı ki, her girişinde vücudum sedire gömülüyordu. “Konuş orospu, konuşşşş amını siktiğim!” diye inlediğinde, ben de Durmuş ağadan öğrendiğim gibi, erkeğimi mutlu etmek için, “Sik erkeğim, sik! Geçir amıma! Döllerini bırak içime, sıcak sıcak akıt, ohhh!” diye haykırmaya başladım. Mustafa amca 5 dakika daha aynı tempoda sikerken, benim minik bedenim okşamalara, öpülemelere ve içimdeki sike daha fazla dayanamayıp, tekrar boşalmak üzereydim. O an kollarımı Mustafa amcanın boynuna dolayıp, dudaklarına yapıştım. Deli gibi öpüşüyorduk. Çok geçmeden de, “Uçuyorum! Ahhhh, sik beni, hiç çıkma içimden, geçir amıma, kurban olayım yarağına!” diye diye boşalmaya başladım. O an bedenimi kaplayan duygu harikaydı. Tüm kuvvetimle Mustafa amcaya sarlmıştım ve başım geriye düşmüştü.

Bu sırada mustafa amca 3-4 sert vuruş daha yapıp, geri çekilmeye çalıştı. Ama ona öyle kenetlenmiştim ki, kendini geri çekerken onunla birlikte ben de gidiyordum. Mustafa amcanın, “Dur amına koduğum boşalıyorummmmm, gebe kalırsın, çekillll!” diye bağırmasıyla, sikinin kafası amımın içinde gerilip, sıcak dölleri içime fışkırmaya başladı. Mustafa Amca sikinin yarısını anca çekebilmişti, ama dölleri içime akıyordu. Son bir hamle ile beni itip kendini geri çekti. Koca siki içimden çıktığında amımdan ‘Floppp!’ diye bir ses gelmişti. Ama Mustafa amca halen boşalmaya devam ediyordu. Sikinden çıkan son fışkırmalar kasıklarıma ve baldırlarıma aktı. Mustafa amca iyice geriye çekilip, nefes nefese kalmış bir şekilde amıma baktı. İçime bıraktığı döllerin amımdan dışarıya süzüldüğünü fark ediyordum.

Mustafa amca, “Niye içinden çıkmamı engelledin orospu? Gebe kalırsan ne olacak, haa?” diye sert bir şekilde sorunca, ben, “İyi de, Durmuş ağa hiç dışarı çıkarmaz ki! Ya amımı götümü döller, yada sikini yalatıp döllerini ağzıma bırakır…” deyip boynumu büktüm. Mustafa amca bir kahkaha atıp, “Sen döllenmeyi çok mu seviyorsun haa?” diye sordu. “İçime boşalırken çok hoşuma gidiyor…” diye cevapladım. O an ellerim amıma gitmiş, farkında olmadan amımdan akan dölleri ovuşturuyordum.

Mustafa amca da, “Kızı Hülya doğduktan sonra birkaç yıl sonra Durmuş ağa bir hastalık geçirdi, artık çocuğu olmuyor, o yüzden döllerini amına akıtması sorun olmaz. Ama sağlıklı erkekler amını döllerse gebe kalırsın, bebek doğurursun! Evli olmadan da gebe kalırsan, başın çok büyük derde girer!” diye durumu bana anlatmaya çalıştı. O an içimi bir korku sardı, zira Mustafa amca içime bir hayli döl bırakmıştı, halen amımdan benim sularımla beraber dölleri akıyordu. Sedirden kalkıp, “Ben şimdi gebe kalırmıyım, baksana halen amımdan döl geliyor?” diye korkuyla sorup yüzüne baktım. Mustafa amca da, “Ben de 15 gündür boşalmamıştım, o yüzden çok akıttım. Ama ilk seferinde bir şey olmaz herhalde?” diyerek beni teselli etmeye çalıştı. Sonra tekrar yanıma sokulup, vücudumu okşayarak, “Eğer gebe kalmak istemiyorsan, sana macun bulmak lazım!” dedi. Macunun ne olduğunu sorduğumda, “Kocakarı ilacı, hergün bir kaşık yeyince gebe kalmanı zorlaştırıyor. Aşağı köyde Halime kullanıyordu, ondan öğrenip sana da alırım!” dedi.

Halime denen kadın için köyde bazılarının, (Yollu kadın, kötü kadın) diye konuştuklarını birkaç defa duymuştum. Mustafa amcaya o kadın için söylenenleri sorup, neden ona kötü kadın dediklerini anlamaya çalıştım. Bu sırada Mustafa amca bir yandan vücudumu sevip okşuyor, bir yandan da göğüslerimi emip yalıyordu. Söylediklerimi duyunca kafasını kaldırıp sırıtarak, “Boş ver milletin ne dediğini, o da işte senin yaptığın gibi erkekleri memnun ediyor! Sen sakın kimseye yaptıklarımızı anlatma! Durmuş ağa da bilmesin, sakın haa!” deyip, tekrar öpüp okşamaya devam etti…

Gözüm sikine takıldı, siki tekrar serleşmişti. Mustafa amca sedirin ucuna oturup, beni bir çırpıda kucağına aldı. Ayaklarımı iki tarafa açıp, sikinin kafasını amıma dayadıktan sonra, “Hadi bakalım, otur kucağıma da, nasıl mutlu ediyorsun erkeğini göster!” deyip, kocaman elleri ile minik kalçalarımı kavrayıp yoğurmaya başladı. Elimi uzatıp sikini kavradım ve sikin kocaman başını amımın deliğine hizaladıktan sonra Durmuş ağadan öğrendiğim gibi üzerine oturmaya başladım. Bu sırada Mustafa amca kafasını göğsüme yapıştırmış, minik göğüslerimi öpüyor, küçük uçlarını yalayıp dişliyor, bir yandan da kalçalarımı okşayıp sıkıyordu. Amım sulanmanın ve Mustafa amcanın içime bıraktığı döllerde iyice kaygan olmasına rağmen, sikinin koca başı amımın içine girerken am dudaklarımın gerildiğini, amımın yırtılacakmış gibi olduğunu hissediyordum. Ama bu bana ayrı bir haz veriyordu. Kendimi, erkeğini mutlu etmeye adamış gibi hissediyordum, bu da her şeyi yapmamı sağlıyordu…

Kalçalarımı aşağıya biraz daha bastırınca, sikin kafası zorlanarak içime girdi ve amımın içinde yavaş yavaş ileriye doğru kaymaya başladı. Bu sırada Mustafa Amca, “Ohhhhh!” diye bir ses çıkartıp dudaklarıma yapıştı. Ona göre çok ufak tefek olduğumdan, benimle oyuncak bebek gibi oynuyordu. Bir süre sonra Mustafa amcanın kucağına tamamen oturmuştum. Artık kasıklarım onun kasıklarıyla birleşmiş, taşakları kalçalarıma yapışmıştı. İçimdeki sik amımı istila etmişti. Sikinin kocaman kafasının amımın duvarlarını gerdiğini hissetmek bedenimi inanılmaz hazlara sürüklüyordu. Mustafa Amca kalçalarımı hafif kaldırıp aşağı bastırmaya başlayınca, ben de sikine oturup kalkmaya başladım. Bu mustafa amcanın hoşuna gitmiş, “Aferin sana küçük sürtük! Ohhh, çok iyi sikişiyorsun. Ahhh! Hadi daha hızlı!” diye söylenmişti. Bu sözleri beni cesaretlendirmiş, onu daha fazla mutlu etmek için sikinin üzerinde seri bir şekilde zıplamaya, kalçalarımı çalkalamaya, ileri geri sallanmaya başlamıştım. Bedenim içimdeki koca başlı sike daha fazla dayanamayıp, bir yay gibi gerilmiş, “Sik beni sikkkk. Ahhhh! Geçir amıma! Hiç çıkmaaa! Ohhhh! Çok güzel, sikilmek çok güzel… Ohhh, geçir erkeğimmm!” diye haykırmaya başlamıştım.

Mustafa amca, “Ahhh sürtük, çok darsın, amın sikimi vakum gibi emiyor. Sen nasıl bir yosmasın böyle?” diyerek alttan hızlı hızlı pompalamaya başlamıştı. Benim zıplamam ve onun sert vuruşları kulübede ‘Şak, şak, şak!’ seslerinin yankılanmasına neden oluyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve “Ohhh, uçuyorum erkeğimmmm, döşe, daha sert, ahhhh, boşalıyorummmm, ıığğğhhh!” diye haykırarak müthiş bir şekilde boşalmaya başladım. Ben boşalırken, Mustafa amca aynı tempoda beni sikmeye devam ediyordu, bu da boşlamamın uzamasına neden oluyordu. Durmuş ağa da beni çok güzel sikiyordu, ama Mustafa amcanın sikini başı amıma ayrı bir zevk veriyordu. Boşalmanın verdiği o hazla Mustafa amcanın kucağında mayışmış kalmıştım, alttan her vuruşunda top gibi kucağınca zıplayıp duruyordum…

Bir süre sonra Mustafa Amca beni kucağından hızla yere indirip, dizlerimin üzerine çömeltti ve sikini ağzıma dayadı. Sikini ağzıma alıp bir iki emip yalamamla, “Ohhhh geliyorum küçük orospu, ahhhhh, bitirdin beni sürtükkkkk!” diye inleyerek ağzımın içine ılık döllerini akıtmaya başladı. Tıpkı Durmuş ağaya yaptığım gibi sikini gövdesini ellerimle sağıp, ucundan çıkanları emip yutmaya başladım. Mustafa amca kendini yavaş bırakıp sedirin ucuna oturdu, ben ise yumuşamaya başlayan siki halen sıvazlayıp, ucunu yalamaya devam ediyordum…

Mustafa amca, “Senin gibi karı görmedim bee! Ohhhh, yala güzelim!” diye saçlarımı okşamaya başladı. Yalaya yalaya sikini temizledikten sonra küçülmeye başlayan sikini bırakıp, tekrar kucağına oturdum ve “Seni mutlu edebildim, değil mi?” diye sordum. Mustafa amca bir kahlaha atıp, “Hem de nasıl! Aferin sana, iyi öğrenmişsin! Bundan sonra Durmuş ağadan fırsat buldukça sikecem seni, istersin değil mi?” dedi. “Evet isterim, sikilmek çok güzel, çok hoşuma gidiyor!” dedim. Mustafa Amca bir süre daha boynumu ve göğüslerimi öpüp, minik bedenimi okşadıktan sonra, “Hadi bakalım, vakit epey ilerledi, millet kuşkulanmadan ben çıkayım. Sen de amını götünü bir güzel temizleyip, bahçeye yanıma gel!” deyip, giyindi ve kulübeden çıktı. Ben bir süre sedirin üzerinde uzanıp yorgun vücudumu dinlendirmeye çalıştıktan sonra hazırlanıp kulübeden çıktım ve Mustafa amcanın yanına gittim…

Akşama doğru mesai bittiğinde, Mustafa amca, “Araba sizin evin o tarafa gidiyor, seni de bıraksınlar!” dedi. Arabaya binip eve gittiğimde, annem bahçede çamaşır asıyordu. Anneme, “Banyo yapacağım…” diyerek eve girdim.