Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 1

Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 1
Bundan onceki “Karimla Turkiye’ye kesin donus – Giris” bolumunu okuyun lutfen.

Sonunda Türkiye’ye taşındık. Biriktirdiğimiz paralarla arkadaşlarımıza yakın yerde bir ev aldık. Duygu için bir hediyelik eşya dükkanı açtık. Herşey çok çabuk ve arkadaşlarımızın yardımları sayesinde çok kolay oldu. Özellikle Mehmet ve Okan’ın yardımları büyüktü. Güzel küçük bir dükkandı. Açılış günü,tanıdıklar, tanıdıkların arkadaşları.. Güzel satışlar oldu ama sonra yavaşladı. . Yurt dışından mal getirip satıyorduk. Benim de kendime bir iş bulmam lazımdı ama biraz daha birikmiş paramız kaldığı için acele etmiyordum. Ben arkadaşlarımla buluşuyor karım da arkadaşlarımın eşleriyle buluşup geziyorlardı. ilk hafta sonunda karım onları çok sıkıcı bulmuştu bile. Ama başka arkadaşı da yoktu. Bizimkiler de beni o anlattıkları gecelere çağırmıyorlardı nedense. Sevgilim yoktu. Maddi olarak da onların çok altındaydım. Düşününce doğal geldi.

Hayat böyle geçerken, bir gün Duygu’nun israrı üzerine arkadaşları sadece erkek erkeğe çıktığımız yemeğe Onu da getirmeye ikna ettim. Zor oldu ama Duygu’yu hepsi seviyordu ve değişik buluyordu.

Çarşamba akşamı yemeğe gittimizde ben biraz gergindim. Karımın rahatlığından çekiniyordum açıkçası. Fazla beklemeden,Duygu merak ettigi konuları açtı. Bizimkiler benim karıma herşeyi anlattığımı farkettiğinde hem şaşırdı hem de bozuldular. Onlara Duygu’nun rahat bir kız olduğunu, kimseye birşey söylemeyeceği gibi eleştirmeyeceğini de tekrarladım. Karımı tanımışlardı. Neyse ki ortam bozulmadı.

Yarım saat geçmemişti ki erkeklerden biri gibi muhabbet etmeye başlamışlardı onunla. Bizimkiler bütün açıklığıyla yaptıklarını anlatıyorlardı ballandıra ballandıra. Bunu yaparken karımın tahrik olduğunu galiba fark etmiyorlardı. Sanki karım onların kankasıydı. Neredeyse bana anlattıklarından fazla detaylı anlatıyorlardı. Belki de bir kadına anlatmak başka bir tatmin veriyordu onlara. Ruslarla gurup bile yaptıklarını duydukça karımın gözleri büyüyordu.

Karım Gecenin sonuna doğru içkininde verdiği rahatlıkla! Ben bunları gözlerimle görmek istiyorum. Bizi de davet edin bir gecenize” diye baklayı ağzından çıkardı.” Yok artık !”, “Olmaz!”. gibi normal tepkilerden sonra razı oldular. Onların da bundan zevk alacaklarını fark etmiştim.

Eve döndüğünüzde Duygu inanılmaz mutluydu. Aylardır dinlediği, dinlerken deli olduğu şeye kendi gözleriyle şahit olacaktı. O gece yine benimle çok azgın sevişti.

Metresleriyle oldukları gece sadece üç gün sonraydı. Daha az garip olur diye bizi ona davet ettiler. Ne giyeceğimiz , nasıl davrancağımız konusunda hiç birşey bilmiyorduk. Yine bir gerginlik sarmaya başladı. Özellikle beni. Spor giyinecektik ama karım seksi olmaya karar vermişti. Bütün kadınlar yarış içinde olacaklar.” Hayatta onlardan aşağıda kalmam” dedi.

O bir kaç gün içinde Duygu karşımda değişik giysiler denedikten sonra, Mini etek, çizme siyah çorap ve yarı şeffaf bir bluz da karar kıldık. Seks yapmaya gitmiyordu ama erkeklerin ona arzuyla bakmasını istiyordu her kadın gibi.

Her zaman ayni evi kullanıyorlarmış. Bekar zengin bir arkadaşın sürüyle odası olan çok güzel bir villasıydı bu. Güzel dekore edilmiş. Romantik ışıklandırılmıştı. Başlangıçta cok normal bir gece gibiydi. Sohbet, şakalaşmalar içkiler, mezeler…Çok güzel geçiyordu vakit. Yavaş yavaş elleşmeler yiyişmeler başladı ama çok çılgın değildi. Bizim varlığımız engelliyordu galiba. Özellikle Mehmet ve sevgilisi bizimle ilgilendiği için daha az öpüşüp sevişiyorlardı ötekilere göre.

Saatler ilerledikçe çiftler odalarına çekilmeye başladılar. Mehmet,sevgilisi ve ben de karımla o koskoca salonun bir ucunda sohbet ediyorduk. Herkesden farklı, biz seks dışı konulardan konuşuyorduk. Mehmet karım ve benim rahatsız olmamamız için böyle davranıyor diye düşünmüştüm.

Birazdan sadece dördümüz kalmıştık Mehmet ve sevgilisinin bizim yüzümüzden baş başa kalamadıklarını fark edip, “Hadi çocuklar siz de odanıza gidin” dedim.” Bizim yüzümüzden gecenizi mahfetmeyin”

Mehmet,” Ne alakası var canım? Siz yabancı değilsiniz ki. İstediğimiz için sizinleyiz” dedi. Sevgilisi Filiz’ de” Kesinlikle. Sizi çok sevdim” dedi. Biz de Filiz’den hoşlandığımızı, güzel vakit geçirdiğimizi söyleyip karşılıklı gülüşürken, Mehmet, Filiz’e dönüp, “Hadi bebeğim” dedi. Kemerine gitti eli. Filiz çapkınça bir gülüşle kalktı. Mehmet’in bacakları arasında diz çoktü. Birden bire gelişen bu olay çok heyecanlıydı. Mehmet pantolonunu çıkartmadı. Fermuarını indirdi kilotununun içinden erkekligini çıkardı. Filiz’in başı engellediği için biz göremiyorduk. Bunu bilinçli olarak yaptığı belliydi. Filiz başını yaklaştırıp ağzına aldığında karımın nefesinin değiştiğini hissettim. Heyecanıyordu.

Gözlerimiz filiz’in başına kilitlenmişti. Mehmet’e baktım bir an. Karşılıklı gülüştük. Duygu’yla da gülüştüler. Birazdan Duygu elini kemerime attı. Ayni şeyi yapmak istiyordu. İçindeki rekabet duygusu devreye girmişti galiba. Tereddüt ettim ama karşı gelmedim. Az sonra karşılıklı kanepelerde ayni şeyi yapıyorduk Duygu benimkini, Filiz’de Mehmet’inkini emiyordu. Duygu ara sıra başını kaldırıp bir bana sonra da geri dönüp Mehmet’e bakıyordu.

Erkekliğimi karımın sıcak ağzında hissetmek harikaydı. Bir beni emmesine bakıyordum, bir de karşımdakilere. Birazdan karım tamamiyle yan dönüp Mehmet’leri rahat izleyebileceği bir pozisyona girdi. Daha önce hiç yapmadığı kadar arzulu emiyordu beni Duygu. Belli ki çok tahrik olmuştu. Yavaş, yavaş,Mehmet’e göstere göstere yapıyordu. Mehmet de elleriyle sevgilisinin başını tutup karımın ritmine uyduruyordu artık. Bunu yaparkende karımla göz göze bakışıyordu. Aldığım zevke rağmen rahatsız olmuştum. Bunda da haklıydım. Dördümüz arasında oral seksi asıl yapan karımla Mehmet gibi hissediliyordu.

Bu garip durumu devam ettiriyorlardı. Buna rağmen, belki de bunun yüzünden boşalmak üzereydim. Bunu farkeden karım durdu. Çok kötü bir duyguydu. Neden durdun diyecektim ki, Mehmet’in gelmek üzere olmadığını farkettim. Karım beni onunla ayni anda boşaltmaya çalışıyordu. Dakikalar geçiyordu ama Mehmet boşalmak bilmiyordu. Karım ayni işkenceyi bir kaç defa daha yaptı. Mehmet “Geliyorum.” diye haykırınca emmesinin yanı sıra hızla sıvazlamaya başladı. Tamamiyle karımın kontrolünde boşalmaya başladım. Sanki içim çekiliyordu. Ses çıkartmadan boşalmaya çalışıyordum. Mehmet öyle değildi. Gözlerin karımla kilitlenmiş halde bağıra bağıra geliyordu. Önce ben bittim. Karım Mehmet’e baka baka döllerimi yutuyordu. Hiç yapmazdı bunu. Şaşırdım ama aslında nedenini biliyordum.

Odayı sessizlik kapladığında kötü hissettim. Mehmet’in sevgilisi dışında, olanın farkındaydık. Birkaç dakika dinlenmek için bile kalmak istemedim. “Hadi biz kalkalım” dedim. Acelece toparlanıp kalktık. Kibarca” İyi geceler” deyip odamıza geçtik.

Konuşmadık odaya varıncaya kadar. Duygu söyledi ilk sözü. ” Biraz ters bir durum oldu galiba. Aşkım ya özür dilerim” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim.” Belli ki aranızda bir elektrik oluşmuş “dedim” Aslında hissediyordum ama kaldıramayacağım için kabul etmek istemedim” dedim. “Ne alakası var ya? Kesinlikle öyle degil. Tamamiyle anlık bir durumdu.”diye cevap verdi karım. Susmamdan inanmadığımı anlamıştı. Üzüldüğümü de.” Aşkım bir daha böyle bir şey olmayacak. Emin ol” dedi. Boynuma sarılıp yanağımdan öptü. Gönlümü almaya çalışıyordu. Rahatlatmayı başardı beni. Bende ona Sarıldım.. Barışmıştık. Gülümsüyorduk. Soyunup yatağa girdik. Bunun üstüne güzel bir barışma seksi yapılırdı. Aşkla karımın dudaklarına yapıştığımda kapının vurulduğunu duydum. Şaşkın bir halde birbirimize baktık. Cevap vermemiz lazımdı. “Efendim?”dedim gayri ihtiyari. Mehmet’ti. “Kısa birşey söylemem lazım.” dedi. O da rahatsız olmuş, özür dileyecek diye düşündüm. Üstümüze yatak örtüsünü çektikten sonra, “Gel, Gel” dedim çok normalmiş gibi.

Mehmet üstünde sadece boxerı ve t-shirt’üyle içeri girdi. Onemli birşey söyleyecek gibi yanımıza geldi. Samimi ve özür diler bir ses tonuyla “Ya çocukları kusura bakmayın bu gece olanlar için” dedi. Genellikle kimsenin karısını getirmesine alışık olmadığımız için ne yaptığımı ancak farkettim. içkiliydikte.” ” Tabii! Tabii !” dedim. Olayı büyütmeden geçiştirmek için. Duygu’da “Evet, canım olur böyle şeyler. Önemli degil” dedi. Kendi yaptığı yanlışlığı görmezlikten gelerek. Dayanamadım,”Eh, sende Mehmet’a kuyruk salldın ama” diye çıkıştım. Laf ağzımdan çıktıktan sonra ne kadar büyük hata ettigimi farkettim.

Mehmet ‘in yüzü değişti.”Demekki yanlış anlamadım o zaman ben seni ” dedi. Çok kötü olmuştu. “Hayır canım onu demek istemedim” dedim ama iş işten geçmişti. Bana bakıp durdu bir an.” Baştan beri farkındaydım ben de arzularımızın karşılıklı olduğunu.” dedi.” Sen bile biliyordun.” “Hayır… yok canım…” Gibi şeyler geveledim. Mehmet yatağa yavaşça oturdu. Ben arkadan Duygu’ya sarılmış, ona dönüktük. Karımın gözlerinin içine bakarak “Duygu sen de istiyorsun degil mi?” Dedi. sorudan çok bir bildiri gibiydi. Duygu” Hayır! hayır!” dedi, başını iki yana sallayarak. Mehmet iyice cesaretlenmişti. Elini uzatıp karımın saçlarını okşamaya başladı.”Çok güzelsin Duygu. Çok hoşlanıyorum senden” Fısıldıyordu koynumdaki karımı baştan çıkartmak için.

Hiç birşey demeden izliyordum olanları. Karımın itirazları ikna edici değildi. Mehmet iyice emindi kendinden artık. Yalnız karımdan değil benim e sessizligimden de cesaret almıştı. Karımın saçlarını okşayan eli yanakların indi. Boynuna. Ardın dan da örtümüzün altında kayboldu. İnanamıyordum bu cüretkarlığına. Gençligimizde hoşlandığımı bildiği kızları elde edip beni üzdüğü olmuştu ama bu çok farklıydı.

Ben bunları düşünürken, Mehmet’ in eli karımın göğüslerini okşuyordu. Karım” Yapma Mehmet. N’olur yapma” diye fısıldıyordu. Mehmet biraz daha okşadıktan sonra yataktan kalktı. O zaman boxerının önündeki dikilmeyi fark ettim. Uzanıp örtüyü tuttu. Bir hediye paketini açar gibi yavaşça üstümüzden kaldırdı. Özellikle karım tamamiyle çırılçıplak gözlerinin önündeydi. Baştan aşağı süzdü karımı. Bakışlarını kaymak gibi kadınlığına çevirip, “Çok güzelsin, Seni istiyorum Duygu” dedi. Karım, “Hayır, Hayır Mehmet” diye arkasını dönüp bana sarıldı. Kulağıma Mehmet’in de duyacağı şekilde” Aşkım izin verme buna” dedi. Kendisini engelliyemiyor benden yardım istiyordu. Mehmet ayakta önce T-shirt’ünü çıkarttı ardından da boxer’ını. Karımın arkası dönük olduğu için Çırılçıplak,erkeksi vücudunu sadece ben görüyordum. Erkekliği dimdik bize bakıyordu.” Tarık, bize engel olamayacağını biliyorsun degil mi? Duygu beni deli gibi istiyor. Seni hayatı boyunca affetmez” Haklıydı hele bu Vücudu görse.” Lütfen, Mehmet.Yapma” dedim çaresizlik içinde. O bunu” Gel, al. Karım senin” gibi okudu eminim.

Eğilip, yanağını okşadı Karımın. Oradan sırtına indi yavaşça. Teninin her santimetresini dolaşıyordu . Karımın beline sarıldiğim için kolum Mehmet’in hareketini engelleyecekti. Elini aşağıya doğra kaydırdığında gayri ihtiyari kolumu çekip ona resmen yol açtım. İnce belini bir yandan bir yana dolaştı. Muhteşem poposuna indiğinde. Bana bakıp, “Of Tarık, bu ne böyle” dedi . iki eliyle avuçlamaya başladı karımın o dayanılmaz kalçalarını uzun uzun sevdi, mıncıkladı. Uzun güzel bacaklarını okşadı bir süre. Bacaklarının içini okşayan eli yukarı çıkarken karımın nefesi kesildi. Mehmet’in onu parmaklamaya başladığını hisediyordum çünkü kadınlığı bacağımın üstüne yapışık durumdaydı. Mehmet’in karımın sularıyla ıslanmış parmakları ara sıra bacağıma da deyiyordu. Duygu inlemeye başlamıştı . Bende inanılmaz tahrik olmuştum. Sertleşen erkekliğim karımın göbegine dayanıyordu.

Mehmet, duruma tamamiyle hakimdi artık. Doğruldu. Bir dizini dayayarak yatağa çıktı. Öteki bacağını yukarıdan atıp karımın diğer bacağıyla benimkinin arasına soktu. İlk defa bir erkeğinkiyle bacaklarım sürtünüyordu. Sert kılları battı kılsız bacağıma. Oturur gibi duruyordu üstümüzde. Karımın vücudunu, kalçalarını süzdü. Bana baktı. Gözlerimi kaçırdım ondan. Yarağına baktım nedense. Başı şişmiş mosmor olmuştu. Gövdesinden kavradı. Biraz aşağıya kayarak başını arkadan karımın sırılsıklam olmuş amına dayadı. Kasıklarını hafifçe ittirerek girmeye başladı. Duygu” Ahhh!” diye inledi. Karıma giriyordu . Sonuna kadar soktu. Sabit durmak için omuzlarıma tutunan Duygu zevkten tırnakların öyle bir geçirdi ki , ben de “Ahh!” dedim.

Mehmet o vaziyette durdu bir an. Geri çekilip içine girdigi karımın güzelliğine baktı. Ardından tekrar dayadı. Bu defa beklemeden gidip gelmeye başladı. Kıllı taşakları karımın suyuyla kayganlaşmış bacağımın üstünde kayarak ileri geri gidiyorlardı . Bir süre bu şekilde sokup çıkarttıktan sonra Duygu’yu kalçalarından kavrayıp yan pozisyondan üstümde yüzükoyun pozisyona getirdi. Şimdi ben tamamiyle altta kalmıştım. O ata biner gibiydi. İkimizin üstündeydi.

İkisinin de ağırlığını hissediyordum. Geçirmeye başladı. Duygu zevk aldığını engellemeye çalıştığı için kedi yavrusu gibi “İyk! İyk!” diye inliyordu Mehmet hızlandı. Karım dayanamıyordu. Sarsılmaya, kasılmaya başladı. Geliyordu. bastırılmış duygular içinde “İyk! İyk!” diye diye boşaldı. Üstümde bedeninin gevşediğini hissettim. Mehmet daha gelecek gibi görünmüyor Karımı da bırakmak niyetinde değildi. Üzerine uzandı yeni boşalmaktan nefes nefese olan karımın yanağına bir öpücük kondurdu. Karımın başı göğsümde olduğu için Mehmet’le neredeyse yüz yüzeydik. Nefesi yüzüme çarpıyordu.

Kasıkları inip kalkmaya başladı yine. Gittikçe daha sert vuruyordu. Karım daha nefesini normale getiremeden, inlemeye başlamıştı yine. Mehmet “Oh! Yavrum! Oh! Bebegim” diye koyuyordu karıma. Birkaç dakika sonra üzerimizde zıplamaya başlamıştı. Altta ezildikçe ben de her darbesinde “Ah! Oh!” diyordum

“Mehmet biraz yavaş n’olur” dedim zar zor. Soluğu yüzüme çarpıyordu. Yüzünde vahşi bir ifade vardı. Temposunu yavaşlatmak yerine daha da hızlandı. Karımın inlemeleri arttı. Yine kasılmaya başladı bu kadar kısa zaman içinde ikinci defa boşalıyordu. Mehmet’de boşalacaktı yüzünden anlamıştım. Onun vuruşlarının arasında zorla konuşarak
“Meh met… No….lur….di…. şa… rı… boşal!”diyebildim.

Bir kaç defa daha vurduktan sonra “Deli ediyorsun beni Duygu!” diye haykırdı. Erkekligini çıkarttı. Biraz yana kaydırdı karımın kasığıyla benim bacağımın arasına sıkıştırıp sürtmeye başladı. Aman Allahım nasıl şişmiş sertleşmişti? Nasıl kayıyordu aramızda? Birden böğürerek boşalmaya başladı. Burumun dibindeki gergin yüzünün ifadesi ürkütücüydü. Bacağıma fışkıran dölleri sıcacıktı. Adeta tenim yandı. Şlap! Şlap! sesleri içinde bir süre daha gidip geldi. Ve üzerimize yığıldı. Hepimizin kalbi deli gibi çarpıyordu. Boşalmamış olmama rağmen benim bile. Mahfolmuştuk açıkçası. Mehmet’in teri alnından, burnundan şıpır şıpır yanagıma damlıyordu. Bu cinsel heyecanın içinde ne yüzüme akan teri ne de bacağım vıcık vıcık yapan dölü beni iğrendirmedi. Hatta tam aksi tahrik etti.

Bir kaç dakika dinlendikten sonra Mehmet Üstümüzden kalkıp donunu ve T-shirt’ünü giydi. Hala nefes nefese üstümde yüzü koyan yatan karımın poposunu okşadı. Bir Şaplak attı. Karım sıçradı. “istediğin oldu işte. Harikaydın bebeğim “dedi” Bana bir bakış atıp “Harikaydı, değil mi kanka?” diye güldü.” Benim kızın haberi yok burda olduğumdan. şüphelendirmeydim.” deyip çıktı odadan.

Hiç konuşmadık karımla. Ne konuşabilirdik onu bile bilemiyordum. Eski ve yakın arkadaşım karımı koynumda sikmişti. Engel olamamak bir yana zevk almıştık.

Olayı unutmaya çalışırken Üç gün sonra telefonum çaldı. Mehmet’ti. Hiç onunla konuşmayı istemiyordum ama cevap vermemek de olmazdı. O günden beri konuşmamıştık. Açtım. Selam merhaba gibi bir iki laftan sonra direk konuya girdi. “Bu akşam bekarım. Bana yemek yapsanıza ” dedi. O kadar kendinden emin söyledi ki hayır demem yanlış olur gibi hissettim. “Olur tabii” dedim. Başka Hiç birşey söylemeden kapattı.

Karıma söylediğimde o da normal bir şeymiş gibi “olur. Et ve pilav, salata yaparım” dedi. “Kaçta gelecek?” Bilmiyordum. Aramak da istemedim. 7 falan herhalde dedim. Garip bir durumdu. Ne yapacaktık? Ne yapacaktı?

Devam edecek.