Eşimle Planladığımız Zevk Oyunu

Eşimle Planladığımız Zevk Oyunu
Bu anlatacağım olay ise İstanbul’a delice yağmış olan Şubat karı zamanında oldu. Tarih 19 Şubat 2015, günlerden Perşembe. Arabamla işe gitmek için evden çıkmıştım, yerde kar vardı ancak arabamda kış lastikleri olduğu için sorunsuzca yol alabiliyordum. Üstümde kırmızı boğazlı dar kazak, mini kaşe ekose etek, yakası kürklü siyah deri mont, siyah diz boyu uzun çizmelerim vardı.

Ofisime yaklaşmıştım, Etiler civarında yol alıyordum, bir ara sokakta ilerlerken önümdeki araba aniden fren yaptı, yerler karlı ve buzlu olduğu için onun ani frenine karşın ben de frene bastım ama kış lastikleri olsa da araba bir anda duramadı ve önümdeki BMW X5 jeep’e arkadan çarptım. Kaza sonrası arabadan sinirle indim, çarptığım arabanın sürücüsü de inmişti. 35 yaşlarında çok şık giyimli karizmatik bir erkekti inen. Beni görünce bir an duraksadı, sonra arabama baktı ve benden özür dileyerek, önüme bir anda çıkan kedi yüzünden fren yapmak zorunda kaldım, benim hatam oldu, benim aracımda pek hasar yok, sizin hasarınızı da karşılayabilirim dedi.

Onun böylesine kibar ve hatasını kabullenir yaklaşımı benim de sinirimi yumuşatmıştı. Ben de hata sizde de olsa ben çok yakın takip ediyordum, sizin kadar ben de hatalıyım, önemli değil, hasarı da ben hallederim dedim.

Arabaların yanında ayakta konuşuyorduk, hafiften kar yağmaya başlamıştı. Bana adının Sercan olduğunu söyledi, ben de kendimi tanıttım. Yaşanan durumdan dolayı mahcubiyet yaşadığı belliydi. Kar yağışı artıyordu, Sercan bana, eğer vaktiniz varsa size özür mahiyetinde hiç değilse bir kahve ısmarlamak isterim dedi, ben de saate bakıp, elimi açıp yağan kar tanelerinin elime düşmesini göstererek, bu saatte ve bu hava da sanırım bu teklife hayır demek aptallık olur, izninle ofisimi arayarak haber veriyim, sonrası kahvemizi içelim dedim. Şirketimi aradım ve hava şartları nedeniyle bugün ofisi kapattığımı, onların da tatil yapmalarını söyledim.

Daha sonra Sercan’a dönerek evet şimdi bir kahve içecek vaktim var dedim. Sercan’da o halde arabalarımızı park edelim, yürüme mesafesinde gidebileceğimiz güzel bir cafe var dedi. Arabalarımızı park ettik ve yaklaşık 100 mt yürüme mesafesindeki Harward Cafe’ye yürüdük birlikte.

Cam önünde şömineye yakın bir masaya oturduk, dışarıda kar yağışı artıyordu. Kahvelerimizi yudumlarken sohbet ediyorduk. Sercan çok kibar biriydi. Konuşurken kelimelerini adeta seçerek konuşuyordu. Arabasına çarpan ben olmama karşın neden olduğu durumdan dolayı mahcup durumdaydı. Bu mahcup durumunu gidermek için bende ona bu kaza olmasa belki de bu hava da şuan işte boğuluyor olacaktı, ama şuan burada keyifli bir sohbete neden oldu, onun için bence artık kendini suçlu hissetme, ben anın tadını çıkartmayı severim ve şuan gerçekten burada olmaktan keyif alıyorum dedim. Sercan sözlerim üzerine rahatlamıştı.

Konuştukça laf lafı açıyor, giderek daha sıcak bir ortam oluşuyordu. Saat ilerliyordu, Sercan bir ara saatine baktı ve saat 14 olmuş, ben biraz acıktım, bir şeyler yer miyiz birlikte diye sordu. Ben de koltuğumda sırtımı yaslamış, bacak bacak üstüne atıp otururken, elimde kahve fincanımı tutarak hiç fena fikir değil dedim. Yemek menüsünü istedik ve yemeklerimizi seçtik. Yemek boyunca da konuşmaya devam ediyorduk. Sanki uzun yıllardır bir birini tanıyormuş ama görüşememiş iki kişi gibi samimi bir ortamda sohbet ediyorduk.

Sercan yüksek mimardı, kendisine ait bir mimarlık ofisi olduğunu ve oturduğumuz cafe’ye de çok yakın olduğunu söyledi, aslen Eskişehirli ancak İstanbul’da yaşıyordu. Yaklaşık 1 yıldır hayatında kimse olmadığından bahsetti. Bende kendimden bahsedip, benim de ofisimin Etiler’de olduğunu söyledim.

Sohbet çok keyifli şekilde ilerliyordu. Saat 16’ya yaklaşmıştı, bu keyifli gün ve sohbet için teşekkürler, kar daha fazla bastırmadan yola çıkalım diyerek kalktım. Sercan’da bana asıl ben teşekkür ederim, sizin gibi her konuda mükemmel bir kadınla böylesine harika bir gün geçirdim, üstelik talihsiz bir kazaya karşın dedi. Ben de kazayı artık unutalım, gün benim için de çok keyifliydi, seni kazanmış oldum bu sayede dedim. Sercan’da sadece fiziken değil her bakımdan harikasın gerçekten, o halde senin için de uygunsa Cumartesi akşamı seni yemeğe davet etmek isterim dedi. Ben de şuan için bir planım yok, hem ofislerimizde yakınmış, planda bir değişiklik olursa seni bizzat ziyaret ederek bunun bilgisini paylaşırım dedim ve arabalarımıza binerek ayrıldık.

Ertesi gün hava biraz daha iyiydi, arabamı tamir için servise bırakmış ve servisten yedek araç almıştım. Aldığım araba ile ofisime gitmiştim. Öğlen yemek dönüşünde aklıma Sercan geldi, ofisi bana yakındı ve yemek sonra bir kahve için onu ziyarete gitmek geçti içimden. Üstümde koyu mavi dar bir kazak, siyah dar pantolon, siyah kısa botlarım, koyu lacivert deri montum vardı. Göz makyajım da mavi tonlarındaydı. Sercan’ın tarif ettiği şekilde elimle koymuşcasına ofisini bulmuştum. Kapıyı çaldım ve sekreteri karşıladı beni, Sercan Bey ile görüşeceğimi söyledim. Beni biraz bekletti. Ardından Sercan beklediğim odaya gelerek, ziyaretin beni şaşırttı ve çok mutlu etti, hoş geldin diyerek karşıladı ve odasına geçtik. Sercan’a öğlen yemeği sonrasında yürüyüş yaparken buradan geçiyordum, kahvemi birlikte içeriz diye düşünerek sana geldim dedim. Sercan’da bundan çok mutlu olduğunu belirterek ikimiz için kahve söyledi. Kahvelerimizi içerken sohbet ediyorduk. Sercan bana yarın akşam yemeği için bir değişiklik yok değil mi diye sordu. Bende kahvemi fal kapatır gibi kapatarak, falıma bak bakalım ne göreceksin yarın akşam için dedim güldüm. Sercan sessiz kalmıştı, şaka yapıyorum, tabi ki bir değişiklik yok dedim. Bu kez de Sercan gülümseyerek, o halde falına keyifle bakabilirim şimdi dedi.

Sohbet ederken Sercan’a telefon geldi ve işle ilgili bir iş telefon izninle diyerek telefonu açtı, o telefonla konuşurken ben de odasında dolaşıyordum. Çizim masasının üstündeki çalışmalarına bakıyordum. Bir ara Sercan’a dönüp baktığımda gözlerinin kalçalarımda olduğunu yakaladım. Onu yakaladığımı fark edince heyecanla gözlerini kaçırmaya çalıştı. Ben bozuntuya vermeden gene odada dolaşıp, kitaplarına ve etrafa bakıyordum. Elime bir kitap almış sayfalarını karıştırırken, Sercan telefonu kapatıp yanıma geldi ve kusura bakma lütfen işle ilgili bir telefondu bakmam gerekti dedi, bende sorun değil, çizimlerine bakıyordum, oldukça zor ama bir o kadarda etkileyici hatlar içeren çizimler dedim. Sercan’da bana bakarak, etkileyici hatları, yaratan seni yaratırken çizmiş, benim çizimlerim senin mükemmel hatların yanında basit çizgilerden ibaret dedi.

Çok hoş bir şekilde bana kur yapıyordu ve bu gerçekten hoşuma gitmişti. Sercan’a teşekkür ederim, ama gerçekten çizimlerin harika, evimi sana yeniden düzenletmek geldi içimden dedim. Sercan’da bana bunu bir davet olarak mı algılamalıyım dedi. Ben de yarın akşam beni yemeğe davet ettin, bu durumda beni zaten evden alacaksın, belki bir sonraki yemek davetini de ben sana yaparım, üstelik evime davet ederek dedim. ve sözüme devam ederek ama doğrusu böylesi mimari zevki olan birisinin evi nasıldır diye de merak etmekten kendimi alamıyorum dedim. Sercan’da yarın yemeğe seni evime davet ediyorum o halde dedi, ben de teşekkür ederim ancak yarın gece yemeği dışarıda yemeği tercih ederim, şimdi ofisime dönmem gerek işler beni bekler diyerek Sercan’ın ofisinden çıktım.

Cumartesi sabahı güne eşim Ersin’le tatlı bir sevişme ile uyanarak başladım, zevkin doruğuna ulaşıp çılgınca inleyerek boşaldığım anda cep telefonum çalmaya başladı. Ama ben umursamadan zevkle inledim, eşim içimden çıktıktan sonra baş ucumuzda duran komidinin üstündeki cep telefonumu aldı ve arayana baktı. Arayanın Sercan olduğunu söyledi ve zamanlaması süper gerçekten dedi. Bende gülerek telefonu elinden aldım ve Sercan’ı aradım. Halen yatakta çıplak olarak yatıyordum.

Sercan telefonu açtı ve uyuyordun sanırım umarım ben uyandırmadım dedi. Ben de oldukça şuh bir ses tonuyla, hayır zaten uyanmıştım, sen aradığın sırada duşta olduğum için açamadım, şuan yatak odamdayım ve gece için kıyafet seçmeye başlamadan önce vücudumu kremliyorum dedim. Sercan bir an sessiz kaldı, bende orada mısın diye sordum, Sercan kekeleyerek evet buradayım dedi. Ersin’e bakıp göz kırpıp amımı bir elimle okşayıp, diğer elimle telefonu tutarak Sercan’a sesin kesildi bir an dedim. Sercan’da bir an seni vücudunu kremlerken gözümün önüne getirdim de soluğum kesildi doğrusu dedi, ben de muzurca, ıııımm bu hoşuma gitti doğrusu, beni düşlüyorsun demek dedim. Ersin’de yatağa oturup elimi amımdan çekip kendisi avuçlayarak okşamaya başlamıştı. Sercan’da bana telefonda bu gece için beni heyecanlandırıyorsun diyordu. Ben de Ersin’in saçlarını okşayarak başını amıma yasladım ve Sercan’a ben de heyecanlanıyorum, güzel bir gece olacak dedim ve Ersin’in dil darbeleri nedeniyle bir an ııııımmmm diye inledim. Sercan’da telefonda ne oldu diye sordu, ben de vücudumu kremlediğimi söylemiştim sana, şuan çıplağım ve haz noktalarıma dokunduğum anda geceyi düşlemek heyecan verdi dedim. Sercan’da gece heyecan dolu geçecek o halde dedi. Ersin’in dil darbeleri sıklaşmış ve amım ıslanmaya başlamıştı. Derin bir oooohhhh çekerek Sercan’a evet bence de heyecan dolu olacak, gece beni saat tam 20’de evimden alırsın, şimdi kahvaltı edicem diyerek telefonu kapattım. Telefonu kapatmamla Ersin’din başını amıma yaslayıp delice yalaması ve beni inleterek boşaltması bir oldu. Daha sonra birlikte duş aldık, jakuzi keyfi sonrasında kahvaltımızı ettik.

Sercan whatsapp’tan sürekli geceye dair düşüncelerini ve heyecanını yazıp, güzel sözlerle bana kur yapıyordu. Kahvaltı sırasında Ersin bana, senin gibi muhteşem bir kadının karım olduğu için çok şanslıyım dedi, bende gülümseyerek teşekkür ederim ama o nereden çıktı şimdi dedim. Baksana sana sahip olmak için diğer erkekler arabanla onlara tesadüfen çarpman için beklemek zorundalar, bense sana sahibim dedi. Ben de yerimden kalkıp kucağına oturup dudağından öptükten sonra, bana istediğim heyecanları yaşama özgürlüğü sunduğun için sana teşekkür ederim, ama sana ait olduğumu asla unutmuyorum ve hiç bir erkek benim için senin yerini tutamaz dedim. Dudaklarımdan tekrar öptü ve kalçama tokat atıp, o halde bu akşam ki heyecanın için hazırlanmaya başla bakalım, kadınımın Sercan’ın başını döndürmesini ve ona seksin ne olduğunu göstermesini istiyorum dedi. Bende kucağından kalktım ve şüphen olmasın benden sonra hiç bir kadın ona bu tadı veremeyecek ama bu akşam ilk round, ayrıca daha sonra benim istediğim zaman 2. round olacak dedim. Ersin’de zaten sana bir erkek asla tek bir seferde doyamaz, ama sen 2 round diyorsan kesin aklında bir şeytanlık vardır dedi. Bende o kısmı bana bırak, bilirsin muzur ve seksi olmayı severim dedim.

Daha sonra birlikte yatak odamıza çıktık ve akşam için giyeceğim kıyafet konusunda Ersin bana yardımcı oldu. Mevsim kış, aylardan şubat ve dışarıda kar olması nedeniyle hava koşullarına da uyacak bir kıyafet seçmeye özen gösterdik. Ama elbette aynı zamanda seksi ve baştan çıkarıcı olması gerekliydi tercihimizin. Tüm bunları göz önünde tutarak ve ilk round olması nedeniyle hem baştan çıkarıcı hem de merak uyandırıcı olmayı seçtik. Bu nedenle de üstüme koyu lacivert bol dökümlü ve belden oturan tek parça bir elbise giydim, derin göğüs dekolteli ve göğüs çatalım elbisenin dekoltesinden görünüyordu, elbisenin eteği bol ve süper miniydi ancak ilk anda bunu anlayamaması için mont olarak da deri, lacivert, yakası kürklü bileğime kadar uzun montumu seçtim, ayağıma da lacivert deri uzun sivri topuklu botlarımı giydim. Saçlarımı kuaförüme gidip dalgalı dalgalı olarak yaptırdım ve mavinin hakim olduğu tonlarda göz makyajımı yaptırdım.

Artık geceye hazırdım, saat 19 civarı Sercan aradı, zaten gün boyunca sürekli olarak whatsapp’tan yazışmıştık. Yola çıktığını ve 1 saate kadar bende olacağını söyledi, bende hazırım seni bekliyorum diyerek whatsapp’tan evimin konumunu ilettim. Navigasyon aracılığı ile rahatça bulması için. Eşim evdeydi, Sibel’de bize gelmişti ve o gece bizde kalacaktı. İkisi de kıyafetim ve makyajım konusunda içtenlikle yorumlarını yaparak gecenin kızı olacaksın dediler. Saat 19.55’te Sercan aradı. Ben kapıdayım seni bekliyorum dedi. Son kez Sibel’e dönüp nasılım diye sordum, Sibel’de geceye damganı vuracaksın dedi, sonra Ersin’e döndüm, Ersin’de belimden sarılıp, beni kendisine geçti, elini kalçama doğru kaydırıp, dudaklarını dudaklarıma yaklaştırdı, git ve onu çıldırt bebeğim dedi. Ben de parmağımı dudağına koyup, bu gece deli olacak dedim ve evden çıktım.

Sercan arabasının yanında beni bekliyordu. Çok hoş lacivert kadife bir çeket, uçuk mavi bir gömlek, gri pantolon vardı üstünde. Ayağına kahverengi süet bir ayakkabı giymişti. Çok karizmatik duruyordu. Evden çıkıp minik adımlarla arabaya doğru yürüyordum ve Sercan beni baştan aşağıya süzüyordu her adım atışımda. Üstümde ki deri uzun monttan içimde ne olduğunu anlayamıyordu. Arabanın yanına gittiğimde bana bakıp, rüya gibisin dedi ve sarılıp yanağımdan öpecekken, kafamı hafifçe çevirdim bilerek ve dudağımla yanağımın arasından bir yerden öptü beni, şaşkındı, ikinci öpüşü de ben aynı şekilde onun yanağıyla dudağı arasında bir yerden yaptım ve arabaya geçsek mi dedim.

Arabaya bindiğimizde halen öpüşmenin şaşkınlığı içindeydi, bana dönüp çok güzel olmuşsun dedi. Ben de teşekkür ederim, nereye gidiyoruz yemeğe diye sordum. İstanbul’u en güzel izleyeceğimiz yere ancak bu akşam İstanbul seni kıskanacak, çünkü seni izleyeceğim dedi. Ben de gizemli cevaplar veriyorsun ancak sonunu güzel bağlıyorsun. İstanbul’u izleyecek en güzel yerlerden birisi bence Kız Kulesidir dedim. Tahminlerinde hep böyle 12’den mi vurursun diye sordu bana ve evet kız kulesine gidiyoruz dedi. Harika seçim bence dedim. Yol boyunca sohbet ederek ilerledik ve Üsküdar’dan kız kulesine kalkan motorlarla kız kulesine geçtik. Kız Kulesine gittiğimizde üstümdeki deri montumu çıkarttığım anda gözleri adete yuvalarından fırlayacaktı. Başını iki yana sallayarak mükemmel bir güzellik, sana aşık oluyorum sanırım dedi. Ben de gülümseyerek montumu vestiyere bıraktım ve el çantamı alarak içeri doğru yürüdüm ve masamıza geldim, oturmak için hamle yaptığım sırada sandalyemi çekerek, gecenin en güzel kadını lütfen buyur dedi. Ben de teşekkür ederek oturdum ve sandalyemi itti, bacak bacak üstüne attım otururken. İstanbul’un üstüne pamuk pamuk hafifçe yağan karı seyrederken yemeklerimizi yiyor, kırmızı şarabımızı içiyorduk.

Sohbet ederken, ilk kez arabama birisi çarptığı için çok mutluyum, arabam benim için çok kıymetlidir, en ufak bir çizik olsun istemem üstünde ama sen arabama çarptığın için o kadar mutluyum ki, o gün saçma sapan yağan kar yüzünden sinir olmuş şekilde ofise giderken karşıma bir anda çıkışınla hayatım değişti adeta, dedi ve elimi tutup öperek, senin gibi bir kadın yok bu dünya da dedi. Ben de, doğrusu o gün işe gitmekle gitmemek arasında kararsızdım ancak içimden bir his git dedi ve yola çıktım, hiç kazam yoktur ama o an duramadım ve çarptım. İyi ki de çarpmışım, çarpışmamızın şerefine diyerek kadehimi kaldırdım, Sercan’da ruh çarpışmamızın şerefine, sen hayatımın kadını olsan daha ne isterim ki dedi ve şarabını içti, bende şarabımı içtim ve geceyi burada noktalamayız değil mi? Bu muhteşem gece eğlenceyi hak ediyor dedim. Etinden bir parça kesip yedi ve sana katılıyorum, bu gece burada bitmez dedi.

Saat 23.30 civarı Kız Kulesinden ayrıldık ve Üsküdar’a geçtik yeniden. Arabasına bindiğimizde bu kez montumu arka koltuğa attım ve yan koltuğa oturdum, oturduğum için eteğim yukarı doğru açılmıştı ve bacak bacak üstüne atıp, eee geceye nerede devam ediyoruz dedim. Sercan’da Swiss Otel’in roofun da dans ve eğlenceye ne dersin dedi. Harika bir seçim, bas gaza o halde dedim. Sercan’da gazı bir anda kökledi ve Üsküdar sahil yolunda rüzgar gibi yol almaya başladık. Bende yan koltukta otururken, woooowwwwww işte buuuuu, uçalım hadi diye bağırarak müziğin sesini açtım ve arabada dans etmeye başladım oturduğum yerde, ben dan ettikçe eteğim daha da açılıyordu. Sercan arabayı sürerken gözü bacak arama kayıyordu. Dans ederken ona doğru eğilip çalan şarkının sözlerine eşlik ediyor, bazen de yanağından öpüyordum. Sikinin kalktığını fark ediyordum. Ellerimi kaldırmış başımı iki yana sallayarak arabada şarkı söyleyip dans ederken, bir an Sercan’ın elini bacağımda hissettim, hafifçe bacağımı okşayarak, kendini roof’a sakla daha çok dans edeceğiz dedi, ben de ona dönüp başımı eğerek sen merak etme benim enerjim bitmez, bu gece gün doğmadan uyumak yok dedim. Sercan’da bacağımı okşayarak, bence de uyumak yok dedi ve elini çekti.

Swiss Otel’e gelmiştik, roof’a çıktık. Clup müzikleri çalıyor ve ortam kopmuş durumdaydı. Ben de hemen müziğin ritmine kendimi kaptırıp dans etmeye başlamıştım ve Sercan’ı da elinden tutup çekerek birlikte dans etmeye başladık.

Sercan bana içki alacağını ne istediğimi sordu, viski istedim ve içkilerimizi almak için bara gitti. Ben dans etmeye devam ediyordum. Etrafımda bir anda 3 tane erkek oldu ve dans ediyorlardı benimle birlikte, tabi çeşitli sözlerle kur yapıyorlardı. Ben kendimi müziğe kaptırmış haldeydim onları umursamıyordum, Sercan elinde viski kadehlerimiz ile geldi yanım ve beyler izninizle nişanlımla dans edebilir miyim dedi. O 3 kişi dans ederek ayrılırken içlerinden birisi dönüp Sercan’ın omzuna elini atıp, çok şanslısın adamım dedi ve gitti.

Sercan’ın elinden viski kadehimi alıp içtikten sonra, gülerek nişanlım demek ha, çok yaratıcısın ya dedim. Sercan’da bana hedeflemeyi ve ulaşmayı severim, neden olmasın ki dedi, ben onu duymamışcasına içkimi içerek dans ediyordum ve sırtımı öne dönüp kalçamı sallayarak dans etmeye başladım. Sercan’da elini belime atıp sikini kalçama yasladı ve sürterek dans etmeye başladı. Elimi arkaya atıp elini tuttum ve bedenimde gezdirip kalçamı ona okşatıp, yüzümü döndüm. Gözlerinin içine bakarak, elimi bedeninde gezdirerek eğildim önünde ve sikinin hizasında durup parmağımı ağzıma sokup yaladım ve sikinin üstünde gezdirip gözlerimi gözlerine kitledim, ardından ayağa kalkıp yeniden bedenine dokunarak, bu gece gün doğmadan bitmeyecek dedim ve saçımı savurarak sırtımı dönüp kalçamı yeniden sikine dayadım, bu kez elini tereddütsüzce belime attı ve elbisemin önüne doğru ilerletip elbisemin üstünden amımı avuçlayarak kulağıma gün doğumunda nerede olmak istersin diye sordu. Yüzümü ona sertçe dönüp, bacağıma bacağına dolayarak kendimi ona kitledim ve gözlerine bakarak, istediğin yeri söyle dedim.

Sercan’da içkinin de verdiği cesaretle, boğaz manzarasına karşı kollarımda olacağın yerde dedi. Bende o halde odamızı tutalım dedim ve elinden tutup asansöre doğru yürüdüm. Asansörü beklerken beni tutup kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı, ben de ona karşılık vermiştim ve öpüşüyorduk çılgınca. Asansörün geliş sesi ile dudaklarımız ayrıldı ve Sercan beni tutup asansöre bindi. Asansördeki görevli katı sordu, sadece reception dedik ve yeniden öpüşmeye başladık. Asansör inene kadar öpüştük ve receptiondan istediğimiz şekilde Boğaz manzaralı bir oda tuttuk, bellboy bizi odamıza götürmek için yardımcı oldu. Odadan içeri girer girmez bellboy’a bahşiş verip kapıyı kapattı ve beni tutup kendisine çekip kalçama elini atarak öpmeye ve kalçamı okşamaya başladı. Beni yüzüm ona dönük şekilde ters yürüterek öpüyordu ve camın önüne geldiğimizde yüzümü cana çevirip ellerimi cama yasladı ve bacaklarımı iki yana açıp elbisemin eteğini kaldırdı ve kalçama elini atarak, sen arabama demek tampondan çaprarsın, o halde bende sana bu gece tamponundan çarpıcam dedi gülerek. Ben de kalçamı ona doğru domaltarak, sen hissediyorsun ama ben çarpacak şeyi hissedemiyorum dedim. Boynumu öpüp, kalçamı avuçlayıp eğilerek, hissetmek istiyorsan onu istediğini göster bana dedi.

Ben de yüzümü ona dönüp önünde çömeldim ve kemerini çözüp, fermuarını açtım ve dudaklarımı ısırarak ona baktım, sonrasında da pantolonunu indirip boxerının içine elime atıp sikini avuçladım ve okşayarak dışarı çıkarttım, demek tamponuma çarpmak isteyen canavar bu dedim ve dilimi üstünde gezdirip, o halde zemini biraz kayganlaştıralım da çarpışma sert ve etkili olsun dedim. Sonra da ağzıma alıp emmeye başladım, Sercan’da saçlarımı okşayarak başımı bastırıp sikini bana emdiriyordu. Siki ağzımda daha da büyüyordu. Cam açıktı ve boğaza karşı Sercan’a sakso çekmenin zevkini yaşıyordum.

Sercan bir an beni kolumdan tutup kaldırdı ve cama yaslayarak eteğimi kaldırdı, elini amıma atıp okşayarak tangamı kenara çekti ve amıma parmağını sokup ıslaklığımı hissetti, sonra da ağzına götürüp parmağını yaladı. Bana bakıp mükemmel bir tadı var, çilekli pasta gibisin bebeğim dedi, ben de gözlerimi kısıp dudağımı ısırarak, o halde sende çilekli pastanı doyasıya ye hadi dedim. Sikini tutup amıma sürttü ve zevkle yiyeceğim diyerek sikini amıma yerleştirdi. Ben zevkle ahhhhh diye inliyordum. Kalçalarım boğaza karşıydı ve boğaz manzarısını arkama alıp zevkle inliyordum. Ellerimi kaldırıp cama yasladı ve amıma yüklenerek derinlerime kadar girip beni becerirken ben de çığlıklar atarak inliyordum. Amıma her giriş çıkışında daha da ıslanıyor ve inlemelerim çığlığa dönüşüyordu. Beni bir anda kucağına adı, bacaklarımı beline dolamıştım ve kucağında zevkle zıplıyordum. Dakikalarca beni bu şekilde siktinden sonra amımdan çıktı ve beni yüzüm cama dönük şekilde domalttı ve kalçamı tokatlayıp, elbisemin eteğini belime kadar sıyırdı, tangamı bileğime indirdi ve amıma sikini yerleştirip içime girdi, kulağıma doğru eğilip, İstanbul böylesi bir güzelliğin zevk çığlıklarını duymalı dedi ve amıma vahşice girmeye başladı, bende zevkle inliyordum, ben inledikçe kalçalarıma tokat atıyor ve kasıklarımdan tutup kendisine çekerek beni beceriyordu. Ben zevkle haykırarak boşalmaya başlamıştım ve bunu fark ettiği anda sikini amımın dibine kadar kökleyip kasıklarımdan tutup beni kendisine çekti ve öylece durdu, ben çığlık atarak inliyor ve boşalıyorken bir süre sonra Sercan’da kasılmaya ve titremeye başladı ve amıma zevkle patladı.

Daha sonra içimden çıktı ve beni kaldırıp dudaklarıma yapıştı, delice öpüştükten sonra, yüzümü okşayarak bu zevk hiç bitmesin dedi. Ben de onu yatağa doğru elimle itip yatağın üstüne oturttum ve bacaklarımı açıp kucağına oturarak sikini tutup amıma yerleştirerek, biz istedikten sonra bitmez dedim ve dudaklarına yapıştım. Ellerini eteğimin altında kalçama atıp okşayarak benimle öpüşürken siki de amımım sıcaklığı ile içimde yeniden büyüyordu. Siki kalınlaşıp amımdan içeri ilerlerken başımı geriye doğru atıp, oooohhhhh süpersin dedim. Ellerini kalçamdan çekip, göğüslerime attı ve sende süpersin ama artık şu elbiseden kurtulalım dedi, ben de sen iste diyerek kucağından kalktım.

Çantamdan telefonumu çıkartıp, müzik açtım ve karşısında dans ederek elbisemi striptiz yaparcasına çıkartmaya başladım, Sercan sikini okşayarak beni izliyordu. Elbisemi çıkartıp karşısında tamamen çıplak kaldıktan sonra bir kedi gibi yere eğilip, emekleyerek ona doğru yürüdüm ve ellerimle bacaklarını okşayarak taşaklarını avcuma altım ve sonrasında sikini tutup okşayarak zevk şimdi başlıyor dedim ve sikini ağzıma alıp emmeye başladım, ben sikini emdikçe o da başımı bastırıp saçlarımı okşuyordu, arada göğüs arama alıp başını emiyordum, ben sikini emdikçe Sercan zevkten çıldırıyordu. Bana gel buraya seni istiyorum dedikçe ben inatla yerimden kalkmadan sikini yalamaya devam ediyordum.

Bir an beni kolumdan sertçe tutup kaldırdı ve yatağa domaltıp, bacaklarımı araladı ve şimdi sıra arabama çarpmanın açısını çıkartmaya geldi, sen arabamın tamponuna çarptın bende senin tamponuna çarpıcam şimdi diyerek elleriyle popomu tutup iki yana açtı ve göt deliğimi ortaya çıkartıp sikini sürtmeye başladı, ben de başımı yatağa yaslayıp, oooffff buna bayılıyorum, hadi durma inlet beni diyordum, kalçama tokat attıktan sonra sikini tutup göt deliğime yerleştirdi. ben yataktan başımı kaldırıp, aaaaahhhhhhhhhh, ooooooohhhhhh, harikaaaaa, köklleeee diye bağırıyordum, benim bu sözlerim onu ateşliyor ve götüme sertçe girmeye devam ediyordu. Siki tamamen götüme girdiği anda oooooooofffffffffff süpersinnn, ıııııhhhhhhhhh parçala beni diye çığlık atmaya başlamıştım. Elini belime koyup seri şekilde götümde gidip gelmeye başladı ve elini amıma atıp parmaklayarak beni boşalttıktan sonra kendisi de göt deliğime boşaldı ve üstüme doğru eğilip, senin gibi bir kadın görmedim ya, benim olmanı istiyorum dedi.

Daha sonra yatağa yanıma yattı, ben de başımı göğsüne yaslayıp elimi teninde gezdiriyordum, saçlarımı okşayarak, inanılmaz bir kadınsın, afet ötesi güzelsin ve seks konusunda da sınır tanımaz bir doyumsuzluğun var, benim kadınım olmanı isterim senin dedi. Ben de başımı ona çevirip dudağından öptükten sonra, seninim işte, kollarının arasındayım dedim. Sercan’da resmen benim olmanı, karım olmanı isterim dedi. Parmağımla dudağını kapatıp, anın tadını yaşayalım, plansızca ve özgürce dedim. Sercan’da sen nasıl istersen kadınım diyerek dudaklarıma yapıştı.

Dudaklarımdan öperken ben de elimi sikine attım ve okşamaya başladım, Sercan’da üstüme çıkıp göğüslerimi ısırarak sikini amıma yerleştirdi, göğüslerimi okşarken siki amımdan içeri giriyordu. beni yatağa adeta çivilercesine sikiyordu. Ben zevkle altında inlerken o da zafer kazanmış bir komutan gibi mağrur bir duruşla amıma yükleniyordu. Altında yılan gibi kıvranarak zevk çığlıkları atıyordum. Şehrin ışıkları odadan içeri süzülürken, kasılmaya ve zevkle titremeye başladım, ben boşalırken Sercan’da bir kez daha amıma boşalmıştı.

İçimden çıkıp kendisine yanıma attı ve woow sana doyum olmuyor, her defasında daha çok istiyorum seni dedi, ben de yataktan kalkıp camın önünde durarak, gün doğuyor bak, sana bu gece gün doğmadan bitmeyecek demiştim dimi dedim. Sercan’da yataktan kalkıp yanıma geldi ve dudağımdan öperek, seninle geceleri güne bağlayana kadar zevkle birlikte olmak isterim dedi. İkimizde çıplak olarak camdan dışarı bakıp boğaz manzarasını izledik. Sercan’ın eli kalçamdaydı.

Sonra dudağından öptüm ve duş alıp uyuyalım artık dedim. Birlikte duş aldıktan sonra yattık, başım onun göğsünde çıplak şekilde uyuduk. Uyandığımızda saat 12’ye geliyordu. Sercan oda servisini arayıp odamıza kahvaltı istedi. Ben de üstümü giymiş camın önünde duran koltuğa oturmuş manzarayı izliyordum. Sercan koltuğun yanına gelip, omzuma masaj yaparak, mükemmel bir geceydi dedi. Ben de başımı ona çevirip, benim içinde öyle dedim.

O sırada kapı çaldı, oda servisi kahvaltımızı getirmişti. Kahvaltıyı odaya getiren çocuğun elinde deri montumda vardı, dün gece roofta kalmış sizin sanırım dedi. Ben de çocuğun elinden montumu alıp yatağın üstüne attım. Kahvaltımızı ediyorduk manzaraya karşı. Sercan bir ara deri montuma bakıp, evden çıktığın anda üstünde o vardı ve her yerin kapalıydı, doğrusu o deri montun altından ne çıkağını merak ediyordum ancak yaşadıklarımızı tahmin dahi edemezdim dedi. Bende Sercan’a gizemli olmayı ve süprizleri severim dedim.

Kahvaltı sonrasında otelden ayrıldık, Sercan’a otel kapısında yaşattığı tüm güzellikler için teşekkür ettim ve bugün için bir arkadaşıma sözüm vardı, taksiyle devam ederim ben diyerek dudağından öptüm ve ayrıldık. Aslında kimseye sözüm yoktu, doğruca eve gittim. Ama Sercan’ın kafasını karıştırmak istemiştim.

Eve gittiğimde Sibel ve Ersin öğlen yemeği yiyorlardı, beni görünce gecenin kadını geldi, görünüşe göre zevk dolu bir gece olmuş dedi Sibel. Ben de Ersin’i öptükten sonra yanlarına oturup yaşadıklarımı anlattım ve şimdi sıra 2. round da dedim. Ersin’de aklında nasıl bir şeytanlık var doğrusu çok merak ediyorum dedi. Bu sırada Sercan’dan whatsapp mesajları geliyordu sürekli. Ben de Ersin’e benim için çıldırıyor, onun karısı olmamı istiyor, ona benim kimin karısı olduğumu ama istersem de o gece kimin kadını olabileceğimi gösterecek bir şey var aklımda dedim. Sibel nasıl yani? ikisi de aynı şey değil mi dedi. Ben de hayır, aynı şey değil, ben Ersin’in karısıyım, ama dün gece Sercan’ın kadınıydım, zevk yaşadığım kişinin kadını olmakla, her şeyimle Ersin’in karısı olmak arasında çok fark var dedim ve Ersin’i dudağından öptüm. Sibel’de bana gülerek, durumu çok net ifade ettin dedi.

Sercan’la 2 hafta boyunca sadece telefonlaştık ve mesajlaştık, benimle buluşma isteğini sürekli bahaneler bularak erteliyordum. 08 Mart Çarşamba akşamı Sibel -Ben ve Ersin kadınlar günü kutlaması için bizde hep birlikte yemek yerken, Ersin’e, yarın Sercan’ın ofisine gitmeni ve evimiz için yenilik istediğimizi bu nedenle iyi bir iç mimara ihtiyacımız olduğunu söylemeni istiyorum dedim. Ersin’de seni şeytan dedi ve güldü.

Ertesi gün Ersin Sercan’ın ofisine gidip planladığım gibi Sercan’la görüştü ve aynı gün gün içerisinde gelip evi gezdiler. Sercan daha önce gece geldiği için evi hatırlamayacağını biliyordum ve haklı da çıktım. Akşam Ersin’le yemekte konuştuğumuzda Sercan’ın evi yeniden dekore etmek için evi gezdiğini, her yeri dolaştırdığını söyledi. Ben de muzurca gülerek her yer derken dedim, Ersin’de yatak odamıza kadar her yer yani dedi. Bu durum hoşuma gitmişti, çizimleri çıkartıp Cumartesi günü ön taslak için gelecek dedi ve sonra da çizimleri eşimle de değerlendirmek istiyorum dediğim için Cumartesi geleceğini söyledi dedi. Bende bu sözün üstüne o halde bir saniye diyerek Sercan’ı aradım. Sercan’a Cumartesi günü buluşalım mı, öğleden sonra müsaitim dedim. Sercan’da önemli bir müşterimin evini dekore etmek için gideceğim, akşam yapsak olmaz mı dedi, ben de akşama farklı bir programım var o halde başka zaman yaparız sorun değil diyerek telefonu kapattım. Sercan’dan bana özür mesajları geliyordu ve ben de durumu bozuntuya vermeden dert etmemesini daha önümüzde çok zamanlar olduğunu yazıyordum ve rahatlamıştı.

Cumartesi günü Sercan öğlene doğru proje çalışmalarını göstermek için bize geldi, Ersin onu karşıladı ve salonda oturuyorlardı. Sercan laptopunu açıp çalışmalarını göstermek için hazırlanıyorken, Ersin’e eşinizin de katılacağını söylemiştiniz diye sordu, ben üst kattaydım ve konuşmalarını dinliyordum. Ersin’de evet katılacak üst katta gelir şimdi dedi.

Ben de üstüme tek parça siyah deri elbisemi giymiştim, elbise straplez, göğüs dekolteli, süper miniydi. Saçlarımı geriye doğru tarayarak jölelemiştim ve göz makyajımız siyah tonlarında yaparak ateş kırmızısı ruj sürmüştüm. Ayağımda çorap yoktu, sivri ince topuklu siyah rugan ayakkabılarımı giymiştim ve yatak odasından çıkıp merdivenlerden aşağıya doğru catwalk adımlarla inmeye başladım.

Merdivenlerdeki ayak seslerimi duyunca Ersin, eşim de geliyor işte dedi. Sercan laptoptan kafasını kaldırıp beni görünce şok olmuştu. Bir an sessizce kalıp bana baktı. Merdivenlerden inmiş ve salonda yanlarına doğru yürüyordum. Elimi uzatıp, merhaba ben Arzu dedim. Sercan yüzündeki şaşkın ifadeyle bana bakarak elimi sıktı, tek kelime çıkmıyordu ağzından. Eşim Sercan’ın sağ tarafında oturuyordu, ben de sol tarafa yanına oturup bacak bacak üstüne atarak çizimlerinizi merak ediyorum gerçekten dedim. Sercan bir bana baktı, sonra dönüp Ersin’e baktı ve tekrar bana dönerek Arzu bu bir şaka mı dedi.

Bende gülerek hayır, her şey gerçek dedim ve ona doğru eğilip, elimi bacağında dolaştırıp sikini avuçlayarak Swiss Otel’de yaşadığımız gece kadar gerçek hemde diyerek dudaklarına yapıştım. Sercan şaşkın bir şekilde beni öptü, dudaklarımız ayrıldıktan sonra Ersin’i göstererek, peki ya bu kim diye sordu. Ben de eşim dedim. Sercan şok üstüne şok yaşıyordu. Bana şaka yapıyorsun değil mi dedi, bende hayır çok ciddiyim, Ersin eşim ve burası da bizim evimiz, gece beni aldığın ev, iyi düşün anımsayacaksın dedim. Bir an durdu ve düşündü, evet bu o ev, iyi de nasıl ama ya dedi. Ersin’de Sercan’ın sırtına eline atıp, eğer Arzu gibi bir karın varsa, onu zincirleyemezsin, o istediğini yaşar, işte bu yüzden de aslında yaşadığınız her şeyden haberdarım, bugün burada olmanda Arzu’nun planıydı dedi. Sercan bana dönüp, sen gerçekten tanıdığım en çılgın kadınsın dedi. Ersin’de sadece çılgın mı yani sence dedi. Sercan’da çılgın, seksi, afet, muhteşem ve aklımı başımdan alan bir kadın ama halen anlamadığım kocanın yanında beni neden buraya çağırdın dedi. Ben de Sercan’a beni daha iyi tanımanı, hayatıma dair her şeyi bilmeni istedim, senin kadının olmamı istedin benden hatırlarsan, ben Ersin’in karısıyım ve senle birlikte olduğum süre içerisinde de senin kadının olacağım bunu anlaman için bunu yaptım dedim. Sercan da başını sallayarak çok iyi anladım dedi.

Ersin’de o halde birer kadeh viski içerek tanışmamızı kutlayalım dedi ve kalkıp bardan viski şişesini alıp bardaklara doldurdu ve getirip bize uzattı, sonrasında da Arzu’ya içelim, bu muhteşem kadına dedi. Ben de viskimi içtikten sonra Sercan’a daha da sokularak beni özlemedin mi diye sordum. Sercan’da o gece hiç aklımdan çıkmıyor ki, seni deli gibi özledim ama şuan nasıl olacak bilmiyorum ve halen durumun şokundayım dedi. Ersin yeniden Sercan’ın yanına oturup, laptopunu alarak izninle sana bir şey göstereceğim, bu sanırım kafanı daha netleştirecektir dedi ve benim arzuluanlar.blogspot.com blog sayfamı açtı ve Sercan’a gösterdi. İşte tüm gerçekliğiyle Arzu’nun hayatı karşında dedi. Sercan sitemde sayfalarda dolaştı, hikayelerime göz attı, fotoğraflarıma baktı ve Ersin’e dönerek şimdi ne demek istediğini çok iyi anladım, gerçekten de Arzu’yu zincirlemek mümkün değil dedi ve bana dönüp hiç bir şey söylemeden ensemden tutup başımı çekti ve dudaklarıma yapışıp, bacaklarımı okşayarak benimle öpüşmeye başladı, dillerimiz bir birine karışarak öpüşürken Sercan’ın eli elbisemin eteğinden içeri doğru ilerliyordu ve altımda tanga olmadığını fark etti, öpüşürken alt dudağımı ısırıp amıma parmağını soktu. Ersin yanımızda oturuyordu. Dudaklarımız bir birinden ayrıldıktan sonra elini eteğimin içinden çıkarttı ve am suyumla ıslanmış olan parmağını yalayarak Ersin’e döndü ve karının tadına doyamıyorum dedi.

Ben de o halde tadımı çıkart dedim, Ersin ayağa kalktı ve Sercan’a elini uzatıp seni tanımak çok güzeldi, karım sana emanet tadını çıkart dedi ve bana dönüp eğilip dudağımdan öptü ve yanağımı okşayarak seni seviyorum dedi. Sonra da ben çıkıyorum, size zevk dolu anlar dedi ve çıktı.

Sercan bana dönüp, sen nasıl bir kadınsın, her anın süpriz dolu, gerçekten o senin kocan mıydı dedi. Ben de Sercan’a bekle bir saniye dedim ve üst kata çıkıp evlilik cüzdanımızı ve düğün fotoğraflarımızı alıp geldim. Sercan kanepede bacaklarını açmış oturuyordu, beni üst kattan inip, yanına yürüdüğüm süre boyunca baştan aşağıya süzüp, gerçekten siktikçe sikilesi bir kadınsın sen, baştan çıkarıyorsun beni dedi. Yanına oturdum ve bir kar yağışı hayatında neler değiştirdi bak dedim. Sercan’da gülerek, haklısın dedi.

Önce evlilik cüzdanımızı gösterdim ve sonra da düğün fotoğraflarımızı. Gördüğün gibi Ersin gerçekten benim kocam dedim. Sercan’da Ersin’i tebrik etmek gerek, seni mutlu etmenin yolunu biliyor dedi. Ben de o beni her konuda mutlu eder şüphen olmasın ancak farklı zevkler yaşamakta hayatın içinde olan bir şey, bu nedenle de kısıt yok bizde dedim. Sercan’da düğün resimlerimize bakarak, ahhh ahh seni o zamanlar tanımak vardı dedi. Ben de şuan tanımanın nesi varmış ki dedim. Sercan’da belki o zaman benim olurdun dedi. Ben de şuan zaten seninim dedim. Sercan’da gülerek haklısın aslında anın tadını çıkartmak gerek değil mi, o halde gel buraya dedi ve bacaklarımı okşayarak dudaklarıma yapıştı. Ben de kanepeye yaslanıp Sercan’ı üstüme doğru çekerek onunla delice öpüşüyordum.

Sercan ayağa kalktı ve ceketini çıkarttı, kemerini çözdü ve fermuarını açıp sikini çıkarttı, ben de kanepenin ucuna doğru ilerleyip, elimle kasıklarını okşayarak sikinin üstünü öptüm, sikin üstünde ruj izlerim vardı ve Sercan’a bakıp göz kırptıktan sonra, ağzıma aldım ve emmeye başladım, Sercan bana, senin saksona bayılıyorum, bu beni çıldırtıyor, muhteşemsin diyordu. Saçlarımı okşayarak başımı bastırıyordu. Ağzıma boşalana kadar sikini emdim ve spermlerini zevkle yuttum. Sikini ağzımdan çıkartıp Sercan’a bakarak dudağımın kenarındaki spermini parmağımla silip parmağımı yaladım. Bu hareketim onu çıldırtmıştı. Pantolonunu çıkarttı altı tamamen çıplak ve üstünde sadece gömleği vardı.

Beni tutup ayağa kaldırdı ve kalçamı sıkarak, Swiss’te yaşadıklarımızın ötesine geçecek bugün dedi. Bende elbette ötesine geçecek, çünkü benimle benim evimde sevişiyorsun bu bile ötesine geçmek demek değil mi dedim, Sercan’da daha da ötesi olmasını istiyorum, kocanın seni siktiği yatakta seni sikmek istiyorum dedi. Ben de gömleğinin düğmelerini açıp teninde elimi dolaştırarak o halde gel benimle diyerek elinden tutup onu üst kata çıkartıyordum ki beni merdivenlerde tuttu ve duvara yasladı. Elbisemin eteğini yukarı sıyırıp, amımı avuçladı. parmağını sokup, dudaklarıma yapıştı, parmaklarını amımda derinlere kadar sokarak dilimi emdi. Sonra dudaklarımız ayrıldı ve parmaklarını amımdan çıkartıp bana yalattı, ben de adeta sikini yalarcasına parmağını emdim ve elini tutup göğsüme götürüp, deri elbisemin üstünden göğsümü okşatırken, gözlerine bakarak seni istiyorum erkeğim dedim. Sercan’da beni bir anda kucaklayıp, ben de seni istiyorum aşkım, yatak odan nerede söyle bana dedi ve üst kata çıktık.

Yatak odama çıktığımızda beni yatağa attı, bende elimi elbisemin üstünde gezdirerek, seni tüm bedenimde istiyorum dedim, Sercan’da elbisemin önünde göğüs dekoltemden eteğimin bitişine kadar olan fermuarı açarak, bedenin benim yavrum dedi ve göğüslerimi emmeye, vücudumu yalamaya başladı, amıma doğru indi ve başını amıma yaslayıp dillemeye başladı, dilini harika kullanıyordu. o amımı yaladıkça ben altında yılan gibi kıvrılıyor, zevkle inliyordum. Dilini amımdan içeri sokup, klitorisimi emiyordu, amımı emerken bir ara parmağını da sokarak amımı parmaklamaya başladı. Zevkten çılgınca inliyordum, beni boşaltana kadar amımı emmeye devam etti ve zevk sularımın akmaya başladığı anda beni yatağın kenarına çekti, ayaklarımı yataktan aşağıya sarkıtıp amıma sikini yerleştirdi ve sikmeye başladı, zevkten titreyerek boşalırken içimde ilerleyen siki beni çıldırtıyordu ve artık çığlıklarım tüm evde yankılanıyordu. Ateş gibi yanan amımın içinde siki daha da irileşmişti ve amıma kökleyerek beni yatakta ilerletmiş kendisi de üstüme çıkmıştı, içime volkan gibi patladı. Zevkten anırıyordu adeta, bende aaahhhh, erkeğimmmm harikasın diye bağırıyordum.

İçimden çıktı ve ayağa kalktı, ben yatakta yatıyordum. Beni bir süre izledi ve mükemmel bir kadınsın sen dedi, ben de göğüslerimi iki elimle sıkıştırıp dilimi üstünde gezdirerek, bu zevk hiç bitmesin dedim. Sercan’da ikimizde istedikten sonra bu zevk bitmez bebeğim, seni kocanla sikiştiğin yatakta sikmenin zevki bir başka dedi ve şifonyerin üstünde cep telefonumu gördü, senin bu hallerini kocan da görmek isterdi eminim ki dedi ve telefonumu alıp fotoğrafımı çekti, sonra da yanıma gelip sikini ağzıma sokup yalatarak ona sakso çektiğim anın da fotoğrafını çekti. Ben ona sakso çekmeye devam ederken, bu fotoğrafları kocana gönderelim şimdi dedi ve whatsapp’tan fotoğraflarımızı Ersin’e attı. Sonra da telefonu yatağın üstüne atıp, sikini ağzımdan çıkarttı ve beni ayağa kaldırıp ellerimi yatağa koyarak domalttı, parmağını amıma sürüp am sularımla ıslattığı parmağını göt deliğime sokarak, az sonra zevkten çıldırmaya hazır ol dedi, bende kalçamı sallayarak seninle her zevke hazırım ben dedim. Üstüme doğru eğildi ve o halde aldığın zevkin sesini kocanda duysun ister misin dedi. Ben de eğer sen istiyorsan zevkle dedim. Sercan’da o halde telefonu al bakalım eline ve benim aramanı söyleyeceğim anı bekle dedi. Telefona uzanıp aldım ve hazırım aşkım dedim.

Sikini kalçama vuruyordu ve göt deliğime sürterek, şimdi kocanı ara hadi dedi, Ersin’i aradığım ve telefonu açtığı anda da sikini götüme kökledi, ben o an zevkle telefonu elimden yatağa atıp, aaahhhhhhhhhhh, ooooohhhhhhhh, ıııııımmmmmm diye inliyordum ve Sercan’da kalçamı tokatlıyordu. Sercan götümden beni sikerken bana telefonu almamı ve yaşadığım zevki Ersin’e anlatmamı istedi, bende telefona uzanıp elime aldım ve Ersin’e, hayatım şuan Sercan beni yatağımızda götümde sikiyor ve çok zevk alıyorum dedim. Sercan telefona uzandı ve elimden telefonu alıp, Ersin’e, karın şuan önümde domalmış durumda, zevk seslerini duyuyorsun dedi, o sırada göt deliğime girip çıkmaya devam ediyordu ve ben de zevkle inliyordum. Sonra da Ersin’e, sana gönderdiğim fotoğrafları gördün mü diye sordu, Ersin’in ona verdiği cevap üzerine de hiç merak etme sen, böylesine bir afetin dilinden iyi anlarım ben, senden bir ricam olacak bu hafta sonu Arzu’yu unut, sen onu Pazartesi akşamı görürsün artık dedi, Ersin’in verdiği cevaptan sonra da, evet bende buna katılıyorum, hafta sonu boyunca karın karım oldu, şimdi karımla ilgilenmek ve onu zevkten kendinden geçirmek istiyorum dedi ve telefonu bana verdi. Kalçamı tokatlayarak sikmeye devam ediyordu, Ersin bana telefonda zevk aldığını duymak hoşuma gitti, sen keyfine bak hayatım, hafta sonu boyunca anın tadını çıkart seni seviyorum dedi, ben de bir yandan inleyerek, hafta sonu boyunca Sercan’a aitim o nedenle telefonu kapatıyorum dedim ve telefonu kapatıp yatağa attım. Bu sözüm Sercan’ın çok hoşuna gitmişti ve benimsin kadınım diyerek götüme patladı.

Sonra sikini götümden çıkarttı, kalçalarımı tokatlayarak, sıktı ve sana doyamıyorum dedi. Bende yatakta başımı çevirip, bende doymanı istemiyorum dedim ve ayağa kalkıp sikini okşayarak, tüm hafta sonu boyunca bedenimin her yerinde sen ol istiyorum dedim. Sercan’da sana ömrümü adasam yetmez, bu hafta sonu hiç bitmesin dedi. Ben de henüz daha Cumartesi ve saat 19.15 önümüzde uzun bir gece ve 1 tam gün var, dileğimizi yaşayabiliriz dedim. Sercan’da benim tek dileğim var, o da sensin dedi. Bende ben seninim diyerek dudağından öptüm. Sercan’da madem ki önümüzde uzun zamanlarımız var o halde bu akşam yemeğini sen bana hazırla dedi.

Böyle bir teklif geleceğini tahmin ettiğim için aslında yemek hazırlığını daha önceden yapmıştım, ben de seve seve ancak önce bir duş alalım, sonra giyinip yemeğimizi yeriz dedim. Birlikte banyoya girdik, jakuzi keyfi yaparken Sercan’ın kucağında oturuyordum, göğüslerimi avuçlayıp okşayarak, seninle yaşadığım anların rüya olmasından korkuyorum ve eğer bu bir rüyaysa hiç uyanmak istemiyorum dedi. Ben de ona dönüp dudaklarına yapışıp, sikini tutup amıma sokarak, dudaklarımı dudaklarından ayırdım ve bu rüyaya benziyor mu sence dedim. Sercan’da göğsümü avuçlayarak, gerçeğin ta kendisisin sen dedi ve dudaklarıma yeniden yapışıp, sikini amıma kökleyerek benimle öpüşerek beni jakuzide sikti.

Daha sonra yıkanıp banyodan çıktık. Sercan’ın elbiseleri salondaydı, üstüne Ersin’in bornozunu giyerek salona inip elbiselerini aldı, bende yatak odama geçip kıyafet seçiyordum. Sercan yanıma geldi o sırada ve hayatım hazır değilsin henüz dedi. Bende karar veremiyorum dedim. Sercan’da geceliklerin nerede diye sordu, bende geceliklerimin olduğu dolabı açtım, Sercan sırayla geceliklerime bakıyordu ve gerçekten her seferinde beni şaşırtacak bir detayla karşıma çıkıyorsun, bu kadar çok çeşit ve tarzı sanırım gecelik satan dükkanlarda dahi bulmak zor olur dedi. Ben de her zaman farklı olmayı severim, tercihin hangisi dedim. Sercan’da mavi saten, askılı ve göğüs kısmı dantel dekolteli olan geceliğimi seçti ve bunu üstünde görmek istiyorum dedi, bende istediği geceliğimi giydim, o beni salonda bekliyordu, aşağıya yanına indim, bana baktı ve mükemmelsin tatlım dedi.

Ardından mutfağa inip yemeklerimizi hazırladım ve salona masamızı hazırladım, Sercan’da bana masayı hazırlamamda yardımcı oluyordu ve adeta karı koca gibi ufak cilveleşmelerle hazırlıyorduk. Masaya oturmadan önce yemeğin yanında güzel bir kırmızı şaraba ne dersin diye sordum, Sercan’da senin elinden zehir içilir dedi, bende o halde kırmızı şarap tercihini bana bırakıyorsun sanırım diyerek bara yöneldim ve şarap seçimini yapmak için eğildiğim sırada Sercan’ın ellerini kalçamda hissettim, bana, ama sen böyle frikikler verirsen biz bu gece aç kalırız dedi. Ben de elime şarap şişesini alıp ayağa kalkıp yüzümü ona dönerek, gece ve gün bizim, bende seninim, o nedenle şimdi yemek keyfini çıkartalım dedim. Birlikte keyifle yemeğimizi yedik, içkimizi içtik.

Yemek sonrasında salonda birlikte oturuyorduk, saat 22’yi geçiyordu. Bir anda yerimden kalktım ve bugün Cumartesi gecesi, eğlence gecesi hadi çıkıp biraz dağıtalım dedim. Sercan’da tamam, seve seve ,hazırlan çıkalım dedi. Yatak odama çıktım geceliğimi çıkarttım, beyaz tangamı giydim, dantel sütyenimi taktım ve saçlarımı düzelttiğim sırada Sercan odaya geldi, bebeğim hazır değil misin dedi. Ben de hazırlanıyorum canım dedim. Kalçama tokat atıp, yatağa oturdu ve acaba bu gece kendi eğlencemize mi baksak dedi. Bende oyun bozanlık yok, dışarı çıkalım kopalım, sonra eve gelip geceye devam edelim dedim. Sercan’da peki ama beni çıldırtıyorsun bunu bil dedi. Bende gülerek çok iyi biliyorum dedim.

Dolabımdan, üstüme beyaz saten derin göğüs dekolteli bluzumu seçtim, altıma da pileli mini kırmızı deri etek giydim, siyah dantel jartiyer çorap ve ayağıma da kırmızı ince topuklu rugan ayakkabılarımı giydim. Kırmızı deri ceketimle de kıyafetimi tamamladım. Sercan bana baktı ve sen beni şimdiden delirttin bile, eve dönmek için şimdiden sabırsızlanıyorum dedi. Ben de elinden tutup hadi kalk bakalım kopacağız daha dedim ve evden çıktık birlikte. Saat 23 olmuştu.

Sercan’ın arabasına bindik, ben yan koltuğa oturup bacak bacak üstüne atınca eteğim kalçama kadar açıldı. Sercan’da bana bakıp, o ilk gece de yanıma böyle oturmuştun Kız Kulesi dönüşünde ve aklımı başımdan almıştın, ama şuan benimsin diyerek bacağımı okşadı ve dudağımdan öptü. Ben de evet sana aitim ve gece bizi bekliyor diyerek müziğin sesini açtım ve oooovvvvv diye bağırarak oturduğum yerde dans etmeye başladım, arabanın içinde müzik bangır bangır çalarken Sercan arabayı gazlamıştı ve yolda şarkı söyleyip, dans ederek ilerliyorduk. Sercan ara sıra bacaklarımı okşuyordu.

Bir ara orm